Bu kadar yolsuzluk haberlerinin yer aldığı güzel ülkemizde bunun önüne nasıl geçilemiyor hiç düşündünüz mü? Sanmıyorum. Sadece bu iş böyle, kim gelirse kendi adamına iş veriyor, kendine yontuyor diye düşünmüş ve olayı kabul etmişsinizdir. Devletin, milletin kaynaklarını çaldığı için yakalanıp tutuklanan, devletin polisi-askeri-savcısı-hakimini meşgul eden bu kadar kişi, çaldıklarını ya eş-dost üzerine yapıp ya da nasılsa 3-5 seneye çıkarım deyip saklıyorlar zaten. Bazı yüzsüzler de, ki bunlar kocabaşlar oluyor, ben içeri girersem bu kadar fabrikam kapanır, bu kadar kişi işsiz kalır, bu, şehirde kaos yaratır diyerek aba altından sopa gösteriyorlar. Yani adam çalıyor, götürdüğünü alamıyoruz, bir de üzerine adamı yine devletin imkânları ile 3-5 sene besliyoruz. Ve bu ülke yine de batmıyor. Gerçi bir ayağı borç batağında ama, kör topal ilerliyoruz işte.
Aslında çözüm basit. Çok ağır cezalar yürürlükte olması ve kişi ayrımı gözetmeden uygulanması lazım. Yani hadi buraya kadar böyle oldu, eskiye dönük kanun çıkartılmaz deyip, bir milâd bile koysak kâr kârdır. Kişi niyetlenemesin, başına geleceği bilsin, tutarlılık olsun, kanun herkese aynı uygulansın. Ülkemizde bazı kanunlar çok güzel fakat, uygulamada her şeyde olduğu gibi sıkıntılar ve çifte uygulamalar var. Benim hırsızım daha iyidir mantığı var. Çalıyorsa hayırlı bir içindir ya da mecbur kalmıştır düşüncesi var. Olmaz arkadaş. Çalan hırsızdır, gereği yapılmalıdır. Örnek kararlar ve cezalar ile bazı kişiler gerekirse teşhir edilmelidir. Milletin milyon dolarlarını götürürken utanmayan adam, aldığı ceza medyada yayınlanınca kişilik hakları diye bağırmayacak. Sonra denetim, yargı, kolluk gibi önemli ve adalet mekanizmasının dişlileri içinde yer alan kişiler yeteri kadar maaş almalı ve çürük elma olmayı akıllarından bile geçirmeyecek kadar doyurulmalıdırlar. Denetleyicilerin de denetleyicileri olmalıdır. Düşündüğüm 1-2 şey var bunları da, ufaktan bir proje gibi burada kısmet olursa yayınlayacağım.
Şimdilik bu kadar.
Aslında çözüm basit. Çok ağır cezalar yürürlükte olması ve kişi ayrımı gözetmeden uygulanması lazım. Yani hadi buraya kadar böyle oldu, eskiye dönük kanun çıkartılmaz deyip, bir milâd bile koysak kâr kârdır. Kişi niyetlenemesin, başına geleceği bilsin, tutarlılık olsun, kanun herkese aynı uygulansın. Ülkemizde bazı kanunlar çok güzel fakat, uygulamada her şeyde olduğu gibi sıkıntılar ve çifte uygulamalar var. Benim hırsızım daha iyidir mantığı var. Çalıyorsa hayırlı bir içindir ya da mecbur kalmıştır düşüncesi var. Olmaz arkadaş. Çalan hırsızdır, gereği yapılmalıdır. Örnek kararlar ve cezalar ile bazı kişiler gerekirse teşhir edilmelidir. Milletin milyon dolarlarını götürürken utanmayan adam, aldığı ceza medyada yayınlanınca kişilik hakları diye bağırmayacak. Sonra denetim, yargı, kolluk gibi önemli ve adalet mekanizmasının dişlileri içinde yer alan kişiler yeteri kadar maaş almalı ve çürük elma olmayı akıllarından bile geçirmeyecek kadar doyurulmalıdırlar. Denetleyicilerin de denetleyicileri olmalıdır. Düşündüğüm 1-2 şey var bunları da, ufaktan bir proje gibi burada kısmet olursa yayınlayacağım.
Şimdilik bu kadar.






Yorum Gönder